Perşembe, Nisan 23, 2026
Whatsapp
  • Gizlilik Politikası
  • S.S.S
  • Hakkımızda
Muteber Hukuk Bürosu
  • Anasayfa
  • Makaleler
    • Tazminat Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • Fikri Mülkiyet Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • İş Hukuku
    • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Hizmetlerimiz
    • Aile Hukuku ve Boşanma Davası
    • Ceza Hukuku
    • Fikri ve Sınai Mülkiyet Koruması
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İş Davaları ve Hukuku
    • Miras Hukuku ve Davası
    • Ticaret Hukuku ve Şirket Danışmanlığı
    • Uluslararası Hukuk ve Yabancılar Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku: Alacak Tahsili
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Yazarlarımız/Avukatlar
      • Av. Batuhan ATALAR
      • Av. HAMZA ÇOLAK
      • Av. Furkan ÇAPOĞLU
  • S.S.S
  • iletişim
  • Giriş
No Result
View All Result
Muteber Hukuk Bürosu
No Result
View All Result
Home Aile ve Boşanma Hukuku

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? 2026

Av. Batuhan ATALAR by Av. Batuhan ATALAR
23 Nisan 2026
in Aile ve Boşanma Hukuku
Okuma Süresi:18 dakika okuma
130 3
A A
0
152
SHARES
1.9k
VIEWS
ChatGPT'ye SorWhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
İçerik
1 Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
2 Mal Paylaşımı Nedir?
3 Türkiye’de Geçerli Mal Rejimi Hangisidir?
4 Mal Rejimi Türleri Nelerdir?
5 Edinilmiş Mal Nedir?
6 Önerilen Makaleler
6.1 Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2026
6.2 Nişanlanmanın Sona Ermesi ve Sonuçları 2026
6.3 Mal Rejimi Sözleşmesi 2026
6.4 Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi 2026
7 Kişisel Mal Nedir?
8 Mal Paylaşımı Ne Zaman Yapılır?
9 Mal Paylaşımı Nasıl Hesaplanır?
10 Değer Artış Payı Nedir?
11 Katkı Payı Alacağı Nedir?
12 Krediyle Alınan Mallar Nasıl Paylaşılır?
13 Mal Kaçırma Durumunda Ne Yapılır?

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmada mal paylaşımı süreci, eşlerin evlilik birliği içinde edindiği varlıkların hangi yöntemle bölüşüleceğini ifade eder. Bu süreç temel olarak eşlerin kendi aralarında uzlaşması veya mahkemenin müdahalesi olarak iki farklı şekilde ilerler.

Taraflar karşılıklı olarak anlaştıklarında, mal paylaşımının nasıl yapılacağına kendileri karar verebilirler. Bu durumda hazırlanan bir protokol(anlaşma metni), boşanma davası sırasında mahkemeye sunulur. Hakim, tarafların iradesine uygun olarak ve yasal sınırları gözeterek bu paylaşımı onaylar. Bu yöntem, sürecin hızlı ve masrafsız tamamlanmasını sağlar.

Eşler arasında bir uzlaşma sağlanamadığı takdirde ise yargısal süreç devreye girer. Mal paylaşımı davası, boşanma davasıyla birlikte açılsa bile genellikle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra sonuçlandırılır. Mahkeme, her iki tarafın sahip olduğu varlıkları ve bu varlıklar üzerindeki hak iddialarını inceler. Bu inceleme sonucunda, kanunların öngördüğü kurallar çerçevesinde bir paylaştırma yapılır.

Paylaşım sırasında genellikle malların aynen bölünmesi değil, nakit olarak bedelinin ödenmesi esası uygulanır. Yani bir taşınmazın veya aracın fiziksel olarak parçalanması yerine, o malın belirlenen değeri üzerinden karşı tarafa düşen payın para olarak ödenmesine karar verilir. Böylece taraflar arasındaki ekonomik bağın adil bir şekilde koparılması hedeflenir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mal Paylaşımı Nedir?

Mal paylaşımı, evlilik birliği sona erdiğinde eşlerin evlilik süresince edindikleri varlıklar üzerindeki haklarının belirlenmesi ve bu varlıkların bölüştürülmesi sürecidir. Türk Medeni Kanunu‘nun ilgili hükümlerine göre düzenlenen bu süreç, eşler arasındaki mali ortaklığın hukuki bir yöntemle tasfiye(sonlandırılma) edilmesi anlamına gelir.

Temelde bu kavram, evlilik boyunca tarafların birlikte veya ayrı ayrı oluşturdukları ekonomik değerlerin hakkaniyete uygun şekilde paylaştırılmasını hedefler. Mal paylaşımı sadece fiziksel bir bölüşme değil, aynı zamanda tarafların birbirleri üzerindeki alacak haklarının netleştirildiği bir hesaplaşma sürecidir.

Boşanma veya evliliğin diğer sebeplerle sona ermesi durumunda, tarafların gelecekteki yaşamlarını maddi olarak güvence altına alabilmeleri için mal paylaşımı büyük önem taşır. Bu süreçte eşlerin sahip olduğu taşınmazlar, araçlar, banka hesaplarındaki birikimler ve diğer maddi değerler hukuki kurallar çerçevesinde ele alınır.

Kısacası mal paylaşımı, eşlerin evlilik hayatı boyunca kurdukları ekonomik birliği yasal standartlara göre çözme ve herkesin payına düşen hakkı teslim etme işlemidir. Bu işlem sayesinde her eş, evlilik içindeki emeğinin ve maddi katkısının karşılığını alma imkanına sahip olur.

Türkiye’de Geçerli Mal Rejimi Hangisidir?

Türkiye’de evli çiftlerin sahip oldukları varlıkların boşanma aşamasında nasıl yönetileceğini belirleyen temel sistem, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemelerle birlikte, Türkiye’deki geçerli ve asıl mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olarak kabul edilmiştir.

Bu rejim, eşlerin evlilik birliği devam ederken elde ettikleri varlıklar üzerinde, boşanma durumunda hak sahibi olmalarını sağlayan bir sistemdir. Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesine göre, eşler evlenmeden önce veya evlilik sırasında noter huzurunda başka bir rejim seçmedikleri takdirde, kanunen doğrudan bu rejime tabi olurlar. Bu nedenle hukuk sistemimizde bu uygulama yasal mal rejimi olarak da adlandırılır.

Tarihsel süreç incelendiğinde, 1 Ocak 2002 tarihinden önce evlenmiş olan çiftler için bu tarihe kadar olan dönemde mal ayrılığı rejimi geçerli kabul edilmekteydi. Ancak kanun değişikliği ile birlikte, taraflar aksini kararlaştırmadığı sürece 2002 yılından sonraki dönem için tüm çiftler otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimine geçiş yapmış sayılmıştır.

Günümüzde Türkiye’de evlenen veya halihazırda evli olan çiftlerin büyük çoğunluğu, herhangi bir sözleşme(mal rejimi sözleşmesi) yapmadıkları için bu sisteme tabidir. Kanun koyucu, bu rejimi benimseyerek eşlerin evlilik süresince sarf ettikleri emeğin ve edindikleri ekonomik değerlerin, boşanma halinde adil bir şekilde paylaşılmasını hedeflemiştir.

Özetle, Türkiye’de taraflar arasında özel bir sözleşme bulunmadığı sürece uygulanan temel hukuk kuralı, eşlerin evlilik içinde kazandıkları malların ortak bir paylaşım mantığıyla değerlendirildiği edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Mal Rejimi Türleri Nelerdir?

Türk hukuk sisteminde eşlerin evlilik süresince elde ettikleri varlıkların hukuki durumunu düzenlemek amacıyla dört farklı model öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi ve devamındaki hükümlerle düzenlenen bu modeller, eşlerin mülkiyet haklarını ve olası bir ayrılık durumundaki paylaşım esaslarını belirler.

İlk tür, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu sistemde eşler, evlilik birliği devam ederken kendi emekleriyle kazandıkları varlıklar üzerinde belirli haklara sahip olurlar. Eşlerin kanun gereği tabi oldukları bu temel model, taraflar aksini kararlaştırmadığı müddetçe yürürlükte kalır.

İkinci tür, mal ayrılığı rejimidir. Bu modelde her eş, kendi adına kayıtlı olan malvarlığı üzerinde tam bir yönetim ve tasarruf yetkisine sahiptir. Eşlerin mülkiyetleri birbirinden tamamen bağımsızdır ve bir eşin malvarlığındaki artış veya azalış diğer eşi hukuki olarak doğrudan etkilemez.

Üçüncü tür, paylaşmalı mal ayrılığı rejimidir. Mal ayrılığının bir türevi olan bu sistemde, ailenin ortak kullanımına ayrılmış mallar ile ailenin geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar, evlilik sona erdiğinde paylaşıma konu edilir. Bu model, özellikle ailenin ortak menfaatine hizmet eden taşınmazlar gibi varlıklar üzerinde bir denge kurmayı amaçlar.

Dördüncü tür ise mal ortaklığı rejimidir. Bu sistemde eşlerin malları ve gelirleri ortak bir havuzda birleşir. Eşler, bu ortaklık mülkiyeti altındaki varlıklar üzerinde elbirliğiyle hak sahibi olurlar. Kişisel kullanım eşyaları dışındaki çoğu varlık bu ortaklığın bir parçası kabul edilir.

Eşler, bu dört rejimden kendilerine en uygun olanı evlenmeden önce veya evlilik devam ederken yapacakları bir sözleşme(mal rejimi sözleşmesi) ile belirleme hakkına sahiptir. Seçim yapılmadığı durumlarda ise kanunun öngördüğü sistem kendiliğinden uygulanmaya başlar.

Edinilmiş Mal Nedir?

Edinilmiş mal, eşlerin evlilik birliği devam ederken ve uygulanan mal rejimi süresince, karşılığını vererek elde ettikleri tüm varlıkları ifade eder. Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre bu mallar, kural olarak eşlerin çalışmasının ve emeğinin karşılığı olan kazanımlardır. Bir malın edinilmiş mal sayılabilmesi için temel kriter, o malın evlilik süresi içinde bir emek veya maddi bedel karşılığında aile birliğine katılmış olmasıdır.

Önerilen Makaleler

Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2026

17 Nisan 2026
1.9k

Nişanlanmanın Sona Ermesi ve Sonuçları 2026

16 Ocak 2026
2k

Mal Rejimi Sözleşmesi 2026

9 Ocak 2026
1.9k

Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi 2026

2 Ocak 2026
2k

Edinilmiş malların neler olduğu kanunumuzda belirli gruplar halinde sayılmıştır. Bu kapsamda bir eşin çalışmasının karşılığı olan maaş, ücret veya yevmiye gibi gelirler edinilmiş mal kategorisindedir. Sadece düzenli iş gelirleri değil, aynı zamanda sosyal güvenlik kurumları veya yardım sandıkları tarafından yapılan ödemeler de bu grupta yer alır. Örneğin emekli ikramiyesi, emekli maaşı veya iş kazası nedeniyle ödenen tazminatlar bu kapsamdadır.

Bir diğer önemli grup ise eşlerin çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle kendilerine ödenen tazminatlardır. Ayrıca, bir eşin kişisel malı(evlilik öncesi alınan ev veya miras kalan taşınmaz gibi) olsa dahi, bu maldan elde edilen gelirler edinilmiş mal sayılır. Yani evlilikten önce sahip olunan bir evin kira geliri veya bankadaki paranın faizi, evlilik birliği içinde elde edildiği için edinilmiş maldır. Son olarak, edinilmiş malların yerine geçen değerler(satılan bir aracın parasıyla alınan yeni araç veya yatırım hesabı gibi) de yine bu grupta kabul edilir.

Eşlerin evlilik süresince elde ettikleri bir malın hangi gruba girdiği konusunda tereddüt yaşanması durumunda, kanun bu malı aksi ispatlanana kadar edinilmiş mal sayar. Bu durum, aile birliği içinde kazanılan değerlerin hakkaniyetli şekilde korunması amacını taşır. Bir malın edinilmiş mal olup olmadığının tespiti, o malın hangi tarihte ve hangi kaynakla alındığına göre belirlenir.

Kişisel Mal Nedir?

Evlilik birliği içinde eşlerin kendi aralarında paylaşmak zorunda olmadıkları özel malvarlığı değerlerine kişisel mal denir. Boşanma durumunda bu mallar, mülkiyet sahibi olan eşin elinde kalır ve diğer eş bunlar üzerinde herhangi bir hak iddia edemez. Kanun, hangi varlıkların bu kapsama gireceğini açıkça belirleyerek eşlerin şahsi haklarını koruma altına almıştır.

Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesine göre eşlerin sadece şahsi kullanımı için olan eşyalar kişisel mal kabul edilir. Kıyafetler, saatler, çantalar veya sadece bir eşin kullandığı hobi malzemeleri buna örnektir. Bu tür eşyalar evlilik boyunca kimin kullanımına ayrılmışsa, boşanma anında da o kişinin kendi malı sayılmaya devam eder.

Evliliğin başladığı tarihte eşlerin zaten sahip olduğu mallar da bu gruptadır. Bir kişinin evlenmeden önce kendi birikimiyle aldığı ev, araba, bankadaki parası veya altınları kişisel maldır. Evlilik akdinin gerçekleşmesi, bu malların kendiliğinden ortak mala dönüşmesine neden olmaz.

Evlilik süresince eşlerden birine miras yoluyla kalan varlıklar veya karşılıksız kazandırma(bağış veya hediye gibi) yoluyla elde edilen mallar kişisel mal statüsündedir. Bir eşe ailesinden kalan taşınmazlar veya bir yakını tarafından hibe edilen araç, ortak bütçeye dahil edilmeden edinildiği için paylaşım dışı tutulur.

Manevi tazminat alacakları da kişisel mal olarak değerlendirilir. Eşlerden birinin yaşadığı haksız bir olay neticesinde kazandığı manevi tazminat tutarı, kişinin şahsi varlığına sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için diğer eşle paylaşılmaz.

Son olarak, bir kişisel malın yerine geçen değerler de yine kişisel mal sayılır. Örneğin, evlenmeden önce sahip olunan bir dairenin evlilik birliği içinde satılması durumunda elde edilen nakit para kişisel maldır. Eğer bu paranın tamamıyla yeni bir taşınmaz alınırsa, yeni alınan mülk de kişisel mal niteliğini korumaya devam eder. Bu durumun tespiti için paranın kaynağının net bir şekilde ispatlanması önem taşır.

Mal Paylaşımı Ne Zaman Yapılır?

Mal paylaşımının yapılabilmesi için temel şart, eşler arasındaki evlilik birliğinin ve dolayısıyla mal rejiminin sona ermesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesine göre, mahkemece boşanmaya karar verilmesi durumunda, mal rejimi davanın açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Ancak bu tarihte paylaşım hemen gerçekleşmez; mahkemenin boşanma kararı vermesi ve bu kararın kesinleşmesi gerekir.

Mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi boşanma davası sürerken veya boşanma kararı kesinleştikten sonra da açılabilir. Eğer iki dava aynı anda açılmışsa, mahkeme mal paylaşımı davasını hemen karara bağlamaz. Boşanma davasının sonuçlanmasını bekletici mesele yapar. Yani boşanma kararı kesinleşmeden mal paylaşımına dair nihai bir karar verilemez.

Eşlerin mal paylaşımı talebinde bulunabilmeleri için kanunla belirlenmiş bir süre sınırı vardır. Boşanma davası sonucunda verilen kararın kesinleştiği(karara karşı itiraz yollarının tükenmesi) tarihten itibaren 10 yıl içinde mal paylaşımı davasının açılması gerekir. Bu 10 yıllık süre hak düşürücü değil, zamanaşımı süresidir. Bu süre geçtikten sonra açılan davalar, karşı tarafın zamanaşımı itirazında bulunması halinde reddedilir.

Özetle mal paylaşımı süreci, hukuken boşanma davasının açılmasıyla başlar ancak fiili paylaşım boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlıdır. Malların değerlemesi yapılırken davanın açıldığı tarihteki durumlar esas alınsa da paylaşım ancak evlilik resmi olarak bittiğinde tamamlanabilir.

Mal Paylaşımı Nasıl Hesaplanır?

Mal paylaşımı hesaplanırken izlenen yol belirli matematiksel aşamalardan oluşur. Hesaplama süreci, öncelikle eşlerin evlilik birliği içinde sahip oldukları varlıkların tam bir listesinin çıkarılmasıyla başlar. Bu aşamada her bir mal varlığı unsuru, boşanma davasının açıldığı tarihteki mevcut durumu üzerinden değerlendirmeye alınır.

Hesaplamanın temelini, malların ekonomik değerinin tespiti oluşturur. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, paylaşılacak malların değeri belirlenirken bu malların tasfiye(paylaşım) anındaki sürüm değerleri esas alınır. Sürüm değeri, bir malın o günkü piyasa koşullarında satılabileceği gerçek nakit karşılığıdır. Dolayısıyla malın geçmişte kaça alındığı değil, mahkemenin karar aşamasındaki güncel piyasa fiyatı hesaplamaya dahil edilir.

Değer tespiti yapıldıktan sonra, malların üzerindeki borçların düşülmesi aşamasına geçilir. Bir malın toplam değerinden, o mala ilişkin devam eden borçlar veya o malın edinilmesi için kullanılan yükümlülükler çıkarılır. Türk Medeni Kanunu’nun 231. maddesine göre, bir eşin toplam varlığından bu varlıklara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar artık değer(net değer) olarak kabul edilir.

Artık değer belirlendikten sonra nihai pay tutarı hesaplanır. Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesine göre, her eş diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. Hesaplama sonucunda her iki eşin de birbirinden alacağı varsa, bu rakamlar karşılıklı olarak birbirinden çıkarılır(takas edilir) ve aradaki fark, borçlu olan eş tarafından diğer eşe nakit olarak ödenir.

Hesaplama yapılırken izlenen mantıksal sıra şöyledir:
– Paylaşıma konu olan varlıklar tespit edilir.
– Bu varlıkların güncel piyasa değerleri bilirkişiler aracılığıyla hesaplanır.
– Varlıkla ilgili borçlar toplam tutardan düşülerek net değer bulunur.
– Bulunan bu net tutar ikiye bölünerek eşlerin payı netleştirilir.

Bu süreçte malların fiziksel olarak bölünmesi değil, hesaplanan değerin para olarak ödenmesi kuraldır. Eğer eşlerin payları arasında bir denge söz konusuysa, mahkeme bu dengeyi kuracak şekilde nakdi bir bedele hükmeder.

Değer Artış Payı Nedir?

Değer artış payı, eşlerden birinin diğerine ait bir malın satın alınmasına, iyileştirilmesine veya korunmasına kendi mal varlığından katkı sağlaması durumunda doğan bir alacak hakkıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesi ile düzenlenen bu hak, bir eşin diğerinin mal varlığına yaptığı karşılıksız katkıların boşanma aşamasında geri alınabilmesine olanak tanır.

Bu hak, genellikle eşlerden birine ait olan bir taşınmazın veya aracın bedelinin bir kısmının diğer eş tarafından ödenmesi ya da mevcut bir malın değerini artıran büyük çaplı bir tadilatın finanse edilmesiyle ortaya çıkar. Burada temel kural, katkıyı yapan eşin bu desteği herhangi bir bedel almaksızın ve bağışlama niyeti taşımaksızın yapmış olmasıdır.

Değer artış payı hesaplanırken, yapılan katkının o malın alındığı veya iyileştirildiği dönemdeki toplam değere oranı belirlenir. Tasfiye anında malın ulaştığı güncel piyasa değeri üzerinden bu oran uygulanarak hak sahibi eşin alacağı hesaplanır. Eğer ilgili malın değerinde bir artış meydana gelmişse, katkı sağlayan eş bu artıştan da pay alır. Malın değeri düşmüş olsa bile, kural olarak eşin koyduğu ana para tutarı korunur.

Bu alacağın talep edilebilmesi için yapılan katkının somut ve ispatlanabilir olması gerekir. Örneğin, eşlerden birinin kendi kişisel birikiminden(miras yoluyla kalan para veya düğün takıları gibi) diğer eşin üzerine kayıtlı bir evin kredi taksitlerini ödemesi tipik bir değer artış payı durumudur. Burada eş, evin değer kazanmasına veya borcunun ödenmesine doğrudan katkı sunmuştur.

Değer artış payı, eşin diğer eşten olan alacağını temsil eder ve bu alacağın kural olarak nakit para şeklinde ödenmesi gerekir. Katkı sağlayan eşin bu hakkı, malın mülkiyetine ortak olmasını sağlamaz; sadece o malın değerindeki artıştan ve yapılan katkıdan kaynaklı bir alacak hakkı verir.

Katkı Payı Alacağı Nedir?

Katkı payı alacağı, eşlerden birinin diğer eşe ait bir mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına kendi mal varlığından maddi bir destek sağlamasıyla doğan haktır. Bu alacak türü, özellikle eşlerin evlilik birliği devam ederken yaptıkları birikimleri veya sahip oldukları varlıkları diğer eşin adına kayıtlı bir mülk için harcamaları durumunda gündeme gelir.

Katkı payı alacağının talep edilebilmesi için yapılan katkının karşılıksız olması ve bir bağışlama amacı taşımaması gerekir. Örneğin, bir eşin evlenmeden önceki birikimlerini veya kendisine miras kalan bir parayı, diğer eşin adına alınan bir taşınmazın ödemesinde kullanması net bir katkıdır. Bu durumda katkı sağlayan taraf, malın mülkiyetini değil, yaptığı yardımın güncel değer karşılığını para olarak talep etme hakkı kazanır.

Bu alacak türünde en önemli unsur yapılan katkının ispatlanmasıdır. Katkıda bulunan eş; banka dekontları, ödeme belgeleri, miras kayıtları veya tanık beyanları gibi delillerle bu durumu kanıtlamalıdır. Yapılan katkının o malın satın alma değerine oranı belirlenir ve bu oran, malın dava tarihindeki piyasa değeriyle çarpılarak ödenecek miktar hesaplanır.

Katkı payı alacağı davaları, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre geçtikten sonra hak talep etmek mümkün değildir. Türk Medeni Kanunu’nun mülkiyet ve borç ilişkilerine dair genel ilkeleri çerçevesinde, bu hak bir mülkiyet paylaşımı değil, nakdi bir tazminat niteliğindedir(para alacağı). Eşin emeğiyle yaptığı katkılar yerine, genellikle doğrudan maddi veya paraya çevrilebilir değerlerle yapılan katkılar bu alacağın konusunu oluşturur.

Krediyle Alınan Mallar Nasıl Paylaşılır?

Krediyle alınan bir malın(konut veya araç gibi) boşanma aşamasındaki paylaşımı, taksit ödemelerinin hangi zaman diliminde yapıldığına göre şekillenir. Bu süreçte temel ayrım, evlilik öncesinde yapılan ödemeler ile evlilik birliği içindeki ödemeler arasında yapılır.

Evlenmeden önce çekilen bir kredinin taksitleri evlilik tarihine kadar ödenmişse, bu kısım ödemeyi yapan eşin kişisel malı kabul edilir. Evlendikten sonra, yani düğün tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ödenen taksitler ise kural olarak edinilmiş mal sayılır. Bu dönemdeki ödemeler eşlerin ortak geliriyle yapılmış kabul edildiği için paylaşım hesabına dahil edilir.

Boşanma davası açıldığı tarihte kredi borcu henüz bitmemişse, hesaplama yapılırken malın piyasa değerinden kalan borç miktarı düşülür. Paylaşıma esas alınan miktar, borç çıktıktan sonra kalan kısımdır. Davadan sonraki taksitleri hangi eş ödeyecekse, o taksitlere isabet eden değer paylaşıma dahil edilmez ve ödemeyi yapan tarafa bırakılır.

Süreç genellikle şu adımlarla ilerler:
– Malın davanın karar tarihindeki güncel piyasa değeri tespit edilir.
– Henüz ödenmemiş olan banka borcu bu toplam değerden çıkarılır.
– Evlilik öncesinde ödenen taksitlerin toplam fiyata oranı belirlenerek, bu pay malın bugünkü değerinden ayrıştırılır.
– Evlilik süresince ödenen taksitlere isabet eden net değer ise eşler arasında paylaştırılır.

Kredi ödemelerinin kaynağı burada belirleyici rol oynar. Eğer taksitler eşlerden birine miras kalan bir para veya evlenmeden önce sahip olduğu bir malın satışından(kişisel kaynak) gelen parayla ödenmişse, bu durum hesaplamayı değiştirir. Mahkeme, banka kayıtlarını ve ödeme dekontlarını inceleyerek ödemelerin hangi tarihte ve hangi kaynaktan yapıldığını net bir şekilde tespit eder.

Mal Kaçırma Durumunda Ne Yapılır?

Boşanma süreci başladığında veya boşanma kararı verilmeden hemen önce, eşlerden birinin diğerine daha az pay vermek amacıyla mallarını başkasına devretmesi, gizlemesi veya düşük bedelle satması mal kaçırma olarak adlandırılır. Bu durumla karşılaşan eşin hak kaybına uğramaması için hukuk sistemimiz çeşitli koruma mekanizmaları öngörmüştür. Mal kaçırma şüphesi doğduğunda atılacak ilk ve en önemli adım, mahkemeden mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmektir.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre hakim, boşanma davası devam ederken eşlerin mallarının yönetimi ve korunması için gerekli önlemleri kendiliğinden veya talep üzerine alır. Bu kapsamda, tapu kayıtlarına, araç sicillerine veya banka hesaplarına mahkeme aracılığıyla ihtiyati tedbir konulması istenir. Bu tedbir sayesinde, dava süresince malların üçüncü kişilere satışı veya devri engellenmiş olur.

Eğer mal kaçırma endişesi taşınan mülk eşlerin birlikte yaşadığı konut ise tapu müdürlüğüne gidilerek aile konutu şerhi işletilmesi gerekir. Bu şerh, taşınmazın sahibi olan eşin diğer eşin açık rızası olmadan evi satmasını, devretmesini veya üzerindeki hakları kısıtlamasını engeller. Şerh işlemi, henüz bir boşanma davası açılmamış olsa dahi doğrudan tapu müdürlüğüne başvurularak gerçekleştirilebilir.

Eşin malları çoktan bir başkasına devrettiği durumlarda ise Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi devreye girer. Bu maddeye göre, boşanma davası açılmadan önceki son bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar, mal paylaşımı hesabına dahil edilir. Ayrıca bir eşin, diğerinin payını azaltmak amacıyla yaptığı devirlerde bir yıllık süre sınırı da uygulanmaz. Bu tür mallar, fiziken elden çıkarılmış olsa dahi, mal paylaşımı hesaplaması yapılırken sanki hala mevcutmuş gibi değere dahil edilir.

Eğer yapılan devir işlemi tamamen göstermelikse ve malı alan kişiyle anlaşmalı olarak yapılmışsa(muvazaa), bu işlemin iptali için mahkemeye başvurulabilir. Bu süreçte banka hareketleri, tapu kayıtları ve tanık beyanları gibi delillerin toplanması büyük önem taşır. Hakim, yapılan işlemin mal kaçırma amacı taşıdığına kanaat getirirse, bu değerleri paylaşım kalemlerine ekler.

Mal kaçırma durumunda izlenmesi gereken temel adımlar şunlardır:
– Mahkemeden ivedilikle ihtiyati tedbir kararı alınması istenmelidir.
– Ortak konut için tapu kaydına aile konutu şerhi konulmalıdır.
– Banka hesaplarına ve araç kayıtlarına devri engelleyici blokeler talep edilmelidir.
– Geçmişe dönük şüpheli devirler için hesaplama sırasında eklenecek değer talebinde bulunulmalıdır.

Bu işlemlerin hızlı yapılması, mal varlığının korunması ve hak kaybının önlenmesi açısından hayati önem taşır. Mahkemece verilen tedbir kararları, davanın sonuçlanmasına kadar malların mevcut durumunu güvence altına alarak adaletin sağlıklı şekilde tecelli etmesine imkan(olanak) sağlar.

Hukuki sürecin etkin yönetilmesi, doğru stratejilerin belirlenmesi, güvenilir bir işbirliği ile boşanma davanızı en iyi şekilde yönetilebilmesi için hukuki ihtiyaçlarınızı anlayan ve ilgili alanda uzmanlaşmış bir boşanma avukatı ile süreci takip etmenizi önemle tavsiye ederiz.

Av. Batuhan ATALAR

Av. Batuhan ATALAR

Av. Batuhan ATALAR , Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 2019 yılından bu yana avukatlık mesleğini icra etmektedir. Özellikle aile ve boşanma hukuku , tazminat hukuku , taşınmaz hukuku , sigorta hukuku , icra ve iflas hukuku ve miras hukuku uzmanlık alanlarıdır. Halen değerli müvekkillerine her türlü hukuki konuda profesyonel avukatlık hizmeti vermektedir.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Muteber Hukuk Bürosu

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerinde güveniniz.

Sosyal Medya hesaplarını takip edin:

Son Makaleler
  • Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? 2026
  • KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ NEDİR ? 2026
  • Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2026
Kategori
  • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Bilişim Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • Fikri Mülkiyet Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • İdare Hukuku
  • İş Hukuku
  • Miras Hukuku
  • Sağlık ve Tıp Hukuku
  • Şirketler Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Vatandaşlık Hukuku
  • Vergi Hukuku
Yeni Makaleler

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? 2026

23 Nisan 2026
KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ NEDİR ? 2026

KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ NEDİR ? 2026

20 Nisan 2026
  • Gizlilik Politikası
  • S.S.S
  • Hakkımızda

© 2026 Muteber Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

Tekrar hoş geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?
Şifrenizi Geri Alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yapın
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Makaleler
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Belgeler/Dilekçeler
    • Bilişim Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • İş Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Tazminat Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • Vergi Hukuku
    • Vatandaşlık Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Fikri Mülkiyet Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • Ticaret Hukuku
  • Hizmetlerimiz
    • Uluslararası Hukuk ve Yabancılar Hukuku
    • Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Koruması
    • Miras Hukuku ve Davası
    • Gayrimenkul Hukuku
    • Ticaret Hukuku ve Şirket Danışmanlığı
    • İş Davaları ve Hukuku
    • Aile Hukuku ve Boşanma Davası
    • Ceza Hukuku ve Davaları
  • Hakkımızda
  • Yazarlarımız/Avukatlar
    • Av. Batuhan ATALAR
    • Av. HAMZA ÇOLAK
    • Av. Furkan ÇAPOĞLU
  • S.S.S
  • İletişim

© 2026 Muteber Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

Bu site çerezler kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.