Çarşamba, Nisan 29, 2026
Whatsapp
  • Gizlilik Politikası
  • S.S.S
  • Hakkımızda
Muteber Hukuk Bürosu
  • Anasayfa
  • Makaleler
    • Tazminat Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • Fikri Mülkiyet Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • İş Hukuku
    • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Hizmetlerimiz
    • Aile Hukuku ve Boşanma Davası
    • Ceza Hukuku
    • Fikri ve Sınai Mülkiyet Koruması
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İş Davaları ve Hukuku
    • Miras Hukuku ve Davası
    • Ticaret Hukuku ve Şirket Danışmanlığı
    • Uluslararası Hukuk ve Yabancılar Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku: Alacak Tahsili
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Yazarlarımız/Avukatlar
      • Av. Batuhan ATALAR
      • Av. HAMZA ÇOLAK
      • Av. Furkan ÇAPOĞLU
  • S.S.S
  • iletişim
  • Giriş
No Result
View All Result
Muteber Hukuk Bürosu
No Result
View All Result
Home İş Hukuku

Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir? 2026

Av. Batuhan ATALAR by Av. Batuhan ATALAR
29 Nisan 2026
in İş Hukuku
Okuma Süresi:17 dakika okuma
132 1
A A
0
152
SHARES
1.9k
VIEWS
ChatGPT'ye SorWhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
İçerik
1 Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir?
2 Boşanma Davasında Nafaka Türleri Nelerdir?
3 Tedbir Nafakası Nasıl Belirlenir?
4 Yoksulluk Nafakası Nasıl Belirlenir?
4.1 Yoksulluk Nafakası Şartları
5 Önerilen Makaleler
5.1 İş Kazası Tespit Davası Nedir ? 2024
5.2 İş Yerinde Cinsiyet Ayrımcılığı Tazminatı Nedir ? 2024
5.3 İş Kazası Nedeni ile Maddi ve Manevi Tazminat Davaları 2024
5.4 4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Kısmi Süreli Çalışan İşçinin Hakları
6 İştirak Nafakası Nasıl Belirlenir?
6.1 İştirak Nafakasında Esas Alınan Unsurlar
7 Nafaka Miktarı Nasıl Hesaplanır?
7.1 Nafaka Miktarı Belirlenirken Dikkate Alınan Kriterler
8 Nafaka Belirlenmesinde Kusurun Rolü
9 Nafaka Süresiz Mi Bağlanır?
10 Nafaka Artırım ve Azaltım Davası
11 Nafaka Değişikliği İçin Gerekli Durumlar
12 Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir?

Boşanma davasında nafaka, mahkeme tarafından tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yaşam standartları dikkate alınarak belirlenen mali bir yükümlülüktür. Bu süreçte temel amaç, boşanma veya boşanma süreci nedeniyle taraflardan birinin ya da çocukların maddi olarak ciddi bir yoksunluğa düşmesini engellemek ve hayatın doğal akışına uygun bir denge kurmaktır.

Nafakanın belirlenmesinde en yetkili merci hakimdir. Hakim, davanın özelliklerine göre tarafların gelirlerini, mal varlıklarını, mesleklerini ve günlük harcamalarını titizlikle inceler. Bu inceleme sürecinde genellikle emniyet birimleri aracılığıyla ekonomik ve sosyal durum araştırması(SED) yapılır. Bu araştırma sonucunda tarafların gerçek kazançları, oturdukları evin mülkiyet durumu, üzerlerine kayıtlı araç veya taşınmaz bulunup bulunmadığı gibi veriler mahkemeye sunulur.

Nafaka miktarının tayininde temel ilke hakkaniyettir. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre hakim, her iki tarafın da geçim şartlarını ve bakmakla yükümlü oldukları kişileri göz önünde bulundurarak dengeli bir sonuca ulaşmaya çalışır. Sadece resmi gelirler değil, tarafların yaşam kalitesi ve boşanmadan önceki hayat standartları da bu süreçte değerlendirme kriteri olarak kabul edilir.

Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir?

Boşanma Davasında Nafaka Türleri Nelerdir?

Türk hukuk sisteminde boşanma süreci ve sonrasında tarafların veya çocukların ekonomik olarak korunması amacıyla farklı nafaka türleri düzenlenmiştir. Bu nafakalar, boşanma davasının başlangıcından kararın kesinleşmesine ve hatta sonrasına kadar uzanan farklı ihtiyaçları karşılamaya yöneliktir. Türk Medeni Kanunu kapsamında tanımlanan başlıca nafaka türleri şunlardır:

Tedbir Nafakası, boşanma davası açıldığı andan itibaren davanın kesinleşmesine kadar geçen süreçte hükmedilen geçici bir destek türüdür. Bu nafaka, davanın açılmasıyla birlikte tarafların ekonomik olarak mağdur olmamasını hedefler ve dava bittiğinde kendiliğinden sona erer.

Yoksulluk Nafakası, boşanma kararı kesinleştikten sonra eşlerden birinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması durumunda devreye girer. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre düzenlenen bu nafaka türünde, kusuru daha ağır olmayan eş, diğer eşten mali gücü oranında yardım talep edebilir. Bu nafakadaki temel amaç, eşlerin evlilik birliği içindeki hayat standartlarının boşanma sonrasında tamamen yok olmasını engellemek ve yoksulluk riskini ortadan kaldırmaktır.

İştirak Nafakası, boşanma sonucunda çocukların velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılması amacıyla ödediği nafakadır. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre belirlenen bu nafaka türünde, tarafların kusur durumuna bakılmaz. İştirak nafakası doğrudan çocuğun menfaatlerini korumayı amaçlar ve çocuk ergin(on sekiz yaşını doldurmuş) olana kadar devam eder. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın bakım borcu eğitim sona erene kadar devam edebilir.

Yardım Nafakası, doğrudan boşanma davasının bir sonucu olmasa da aile hukuku çerçevesinde zaman zaman gündeme gelebilir. Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy(çocuklar, torunlar), üstsoy(anne, baba, büyükanne, büyükbaba) ve kardeşlere ödenen bir nafaka türüdür. Boşanma bağlamında genellikle ergin olan ancak eğitimi devam eden çocukların talep ettiği bir mali destek olarak karşımıza çıkar.

Bu nafaka türlerinin her biri, boşanma davası sürecinde veya sonrasında ortaya çıkan farklı ekonomik ihtiyaçlara cevap vermek üzere kanun koyucu tarafından ayrı ayrı yapılandırılmıştır.

Tedbir Nafakası Nasıl Belirlenir?

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldığı andan itibaren davanın kesinleşmesine kadar geçen süreçte tarafların ve varsa çocukların mağdur olmaması için hakim tarafından takdir edilen geçici bir paradır.

Miktar belirlenirken en önemli ölçüt, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıdır. Mahkeme, tarafların gelirlerini, sahip oldukları mal varlıklarını ve yaşam tarzlarını detaylı bir şekilde inceler. Bu inceleme sürecinde emniyet birimleri tarafından hazırlanan sosyal ve ekonomik durum araştırması(SED raporu) temel dayanak noktalarından birini oluşturur.

Hakim, nafaka miktarını belirlerken tarafların evlilik birliği içerisindeki hayat standartlarını göz önünde bulundurur. Amaç, tarafların dava süresince ekonomik olarak büyük bir yıkım yaşamamasıdır. Nafaka isteyen eşin asgari geçim şartları, kira giderleri, sağlık harcamaları ve çocukların eğitim gibi zorunlu ihtiyaçları, ödeyecek olan tarafın mali gücüyle oranlanır.

Nafaka miktarı belirlenirken mahkeme şu unsurları değerlendirir:

● Tarafların aylık net gelirleri ve ek kazançları,
● Barınma, beslenme ve ulaşım gibi temel yaşam giderleri,
● Çocukların yaşı, eğitim durumu ve özel ihtiyaçları,
● Ödeyecek tarafın bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler,
● Güncel ekonomik şartlar ve paranın alım gücü.

Sonuç olarak tedbir nafakası, davanın başında mevcut olan verilere göre geçici olarak belirlenir. Yargılama sırasında tarafların mali durumunda önemli bir değişiklik meydana gelirse, sunulan deliller ışığında hakim bu miktarı her zaman yeniden değerlendirebilir.

Yoksulluk Nafakası Nasıl Belirlenir?

Yoksulluk nafakasının belirlenmesi süreci, boşanma davası sırasında mahkemenin yürüttüğü kapsamlı bir mali incelemeye dayanır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre düzenlenen bu süreçte asıl amaç, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın ekonomik güvenliğini sağlamaktır.

Hakim, bu nafakayı belirlerken ilk olarak tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması(SED) sonuçlarını inceler. Emniyet birimleri aracılığıyla hazırlanan bu raporlar; eşlerin sahip olduğu taşınmazları, araçları, bankadaki birikimleri ve düzenli gelirleri net bir şekilde ortaya koyar. Mahkeme, bu resmi verileri temel alarak tarafların gerçek mali gücünü tespit eder.

Belirleme aşamasında eşlerin evlilik birliği içindeki yaşam standartları önemli bir kriterdir. Hakim, miktar takdir ederken nafaka talep eden eşin barınma, gıda, giyim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını(asgari geçim şartları) karşılayabilecek bir tutar belirlemeye çalışır. Bu tutar belirlenirken, nafaka yükümlüsü olacak tarafın ödeme kapasitesi ile nafaka alacaklısının ihtiyaçları arasında makul bir denge kurulur.

Son aşamada ise güncel ekonomik veriler ve ülkenin alım gücü şartları göz önünde bulundurulur. Mahkeme, tarafların beyanlarını resmi kurumlardan gelen belgelerle karşılaştırarak hakkaniyete uygun bir sonuca varır. Bu süreçte hakimin geniş bir takdir yetkisi bulunur ve her somut olayın kendine has özellikleri(tarafların yaşı, eğitim durumu ve mesleki kabiliyetleri gibi) nihai miktarın belirlenmesinde rol oynar.

Yoksulluk Nafakası Şartları

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden ekonomik sıkıntıya düşecek olan eşin, diğer eşten talep edebileceği bir maddi destektir. Bu nafakanın mahkemece kabul edilebilmesi için belirli yasal şartların aynı anda gerçekleşmiş olması gerekir.

Önerilen Makaleler

İş Kazası Tespit Davası Nedir ? 2024

İş Kazası Tespit Davası Nedir ? 2024

9 Haziran 2024 - Updated on 5 Mayıs 2025
2k
İş Yerinde Cinsiyet Ayrımcılığı Tazminatı Nedir ? 2024

İş Yerinde Cinsiyet Ayrımcılığı Tazminatı Nedir ? 2024

28 Mart 2024 - Updated on 30 Ekim 2025
2.2k
İş Kazası Nedeni ile Maddi ve Manevi Tazminat Davaları 2024

İş Kazası Nedeni ile Maddi ve Manevi Tazminat Davaları 2024

11 Şubat 2024 - Updated on 30 Ekim 2025
2k
4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Kısmi Süreli Çalışan İşçinin Hakları

4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Kısmi Süreli Çalışan İşçinin Hakları

23 Aralık 2023 - Updated on 6 Şubat 2026
2.5k

Nafakanın bağlanması için ilk temel şart, talepte bulunan eşin boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olmasıdır. Hukuki uygulamada yoksulluk(geçim zorluğu), kişinin barınma, beslenme, giyinme, sağlık ve ulaşım gibi en temel ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayamayacak durumda olması anlamına gelir. Eğer eşin kendine yetecek düzeyde düzenli bir geliri, yeterli mal varlığı veya sürekli kazancı varsa yoksulluk şartının oluşmadığı kabul edilebilir.

Kusur durumu, yoksulluk nafakası şartları arasında belirleyici bir role sahiptir. Nafaka talep eden eşin kusuru, nafaka ödeyecek olan eşin kusurundan daha ağır olmamalıdır. Boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu kabul edilmişse veya nafaka isteyen eş daha az kusurluysa bu şart sağlanmış olur. Ancak boşanmada ağır kusurlu bulunan eşin, diğer taraftan yoksulluk nafakası alma hakkı bulunmamaktadır.

Bir diğer şart ise nafaka talebinin varlığıdır. Yoksulluk nafakası, hakim(mahkeme başkanı) tarafından kendiliğinden hükmedilen bir alacak değildir. Nafaka isteyen tarafın, dava sürecinde bu talebini açıkça dile getirmesi şarttır. Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını inceleyerek bu talebin yerinde olup olmadığına karar verir.

Son olarak, yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için boşanma davasının kabul edilmesi ve bu kararın kesinleşmiş olması gerekir. Boşanma davası reddedildiği takdirde, boşanmanın bir sonucu olan yoksulluk nafakasının da yasal şartları oluşmamış sayılır. Bu nafaka türü, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle birlikte hukuki sonuçlarını doğurmaya başlar.

İştirak Nafakası Nasıl Belirlenir?

İştirak nafakası, boşanma davası neticesinde velayeti kendisine verilmeyen eşin, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine kendi mali gücü oranında katılması amacıyla belirlenir. Bu nafakanın temel amacı, çocuğun boşanma davası açılmadan önceki yaşam standartlarının korunması ve maddi ihtiyaçlarının her iki ebeveyn tarafından ortaklaşa karşılanmasıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre hakim, nafaka miktarını belirlerken hem çocuğun güncel ihtiyaçlarını hem de ana ve babanın ekonomik koşullarını esas alır. Belirleme sürecinde ilk adım, mahkeme aracılığıyla tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması(SED) raporlarının temin edilmesidir. Bu raporlar sayesinde ebeveynlerin gerçek gelirleri, mal varlıkları ve genel yaşam kaliteleri tespit edilir.

Hakim, nafakayı takdir ederken şu temel unsurları değerlendirir:
● Çocuğun yaşı ve içinde bulunduğu gelişim dönemi
● Çocuğun okul masrafları, ulaşım giderleri ve sosyal faaliyetleri
● Çocuğun varsa düzenli sağlık harcamaları veya özel ihtiyaçları
● Anne ve babanın aylık net gelirleri ile ödeme kapasiteleri

Belirleme yapılırken tarafların sadece kayıtlı maaşları değil, tüm yan gelirleri ve ekonomik imkanları dikkate alınır. İştirak nafakası miktarının belirlenmesinde çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek, barınma, beslenme ve giyim gibi en temel ihtiyaçların eksiksiz karşılanması hedeflenir. Karar aşamasında hakim, her iki tarafın da çocuğun bakımına katılımını dengeli bir şekilde paylaştırarak hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmaya çalışır.

İştirak Nafakasında Esas Alınan Unsurlar

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katkı sağlamasıdır. Bu nafaka türü belirlenirken mahkeme belirli temel unsurları esas alır.

● Çocuğun ihtiyaçları 

● Çocuğun sağlık durumu

● Ebeveynlerin ekonomik gücü

● Çocuğun alışık olduğu yaşam standardı

● Çocuğun kendi gelirleri 

Nafaka Miktarı Nasıl Hesaplanır?

Nafaka miktarının hesaplanmasında kanun tarafından belirlenmiş sabit bir matematiksel formül veya önceden tanımlanmış bir oran bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesine göre hakim, nafaka miktarını takdir ederken hakkaniyet ilkesini esas alır. Bu süreçte mahkemenin temel amacı, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka borçlusunun ödeme gücü arasında makul bir denge kurmaktır. Hesaplama süreci, tarafların mali güçlerinin somut delillerle ortaya konulmasıyla başlar.

Hesaplamanın en önemli dayanağı, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasıdır(SED). Mahkeme aracılığıyla kolluk birimleri tarafından yürütülen bu araştırma ile tarafların aylık net gelirleri, barınma giderleri, ulaşım masrafları ve üzerine kayıtlı taşınır veya taşınmaz mal varlıkları tespit edilir. Mahkeme ayrıca ilgili kurumlara(SGK, Tapu Sicil Müdürlüğü, bankalar, Emniyet Genel Müdürlüğü) müzekkereler yazarak tarafların beyan ettiği gelirlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını denetler.

Nafaka miktarı belirlenirken sadece tarafların resmi maaşları değil, fiili yaşam standartları da göz önünde bulundurulur. Bir tarafın resmi geliri düşük görünse dahi, sahip olduğu mal varlığı veya lüks yaşam tarzı hesaplamada etkili olur. Mahkeme, elde edilen tüm verileri birlikte değerlendirerek tarafların ekonomik imkanlarını ve günün ekonomik koşullarını(enflasyon, alım gücü) dikkate alan bir rakama hükmeder.

Nafaka ödeyecek kişinin geçimini sağlamak için ayırması gereken asgari tutar ile nafaka alacaklısının insanca yaşaması için gerekli olan harcamalar karşılaştırılır. Bu noktada hakimin geniş bir takdir yetkisi bulunur. Mahkeme, tarafların sunduğu faturalar, kira sözleşmeleri ve diğer harcama belgeleri üzerinden somut bir değerlendirme yaparak nafaka miktarını her olay özelinde ayrı ayrı tayin eder.

Nafaka Miktarı Belirlenirken Dikkate Alınan Kriterler

● Tarafların Gelir ve Mal Varlığı

● Sosyal Yaşam Standartları

● Temel İhtiyaçlar ve Giderler

● Bakmakla Yükümlü Olunan Kişiler

● Bölgesel Ekonomik Koşullar

Nafaka Belirlenmesinde Kusurun Rolü

Boşanma davalarında nafaka taleplerinin kaderini belirleyen en temel unsurlardan biri kusur durumudur. Türk hukuk sisteminde nafaka, sadece mali bir destek değil, aynı zamanda hakkaniyet prensibine dayalı bir düzenlemedir. Bu nedenle, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların davranışları ve bu davranışların ağırlığı, nafaka hakkının doğup doğmayacağını doğrudan etkiler.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre, nafaka talep eden eşin kusurunun, nafaka ödeyecek olan eşten daha ağır olmaması şarttır. Bu kural, özellikle yoksulluk nafakası taleplerinde temel bir engel veya imkan(koşul) olarak karşımıza çıkar. Mahkeme aşamasında tarafların birbirlerine karşı sergilediği kusurlu hareketler, nafaka alıp alamayacaklarını belirleyen bir süzgeç görevi görür.

Kusurun yoksulluk nafakası üzerindeki etkisi şu temel prensipler çerçevesinde değerlendirilir:

Ağır Kusur Durumu: Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen veya daha ağır kusurlu olan eş lehine nafakaya hükmedilmesi mümkün değildir. Örneğin, sadakatsizlik(zina) veya fiziksel şiddet gibi ağır kusurları ispatlanmış olan taraf, boşanma sonrasında ekonomik zorluğa düşecek olsa dahi nafaka talep edemez.
Eşit Kusur Durumu: Tarafların boşanmada eşit derecede kusurlu bulunması halinde, diğer şartlar da mevcutsa nafaka ödenmesine karar verilebilir. Eşit kusur, nafaka alınmasına engel teşkil eden bir durum değildir.
Az Kusurlu veya Kusursuz Olma: Nafaka talep eden tarafın hiç kusurunun olmaması veya karşı tarafa göre daha az kusurlu olması, nafaka hakkının elde edilmesi için aranan en ideal durumdur.

Çocuklar için ödenen iştirak nafakasında ise kusur kuralı geçerli değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre, ana ve babanın çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü, boşanmadaki kusurlarından bağımsızdır. Yani bir eş, boşanmada tam kusurlu olsa dahi çocuğunun ihtiyaçları için nafaka ödemekle yükümlüdür ve aynı şekilde tam kusurlu olan eş, velayeti altındaki çocuk için diğer taraftan nafaka talep edebilir. Burada odak noktası eşlerin hatası değil, çocuğun menfaatidir.

Nafaka Süresiz Mi Bağlanır?

Türk hukuk sisteminde yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre kural olarak süresiz şekilde hükmedilir. Kanun metni, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceğini açıkça belirtir. Buradaki süresiz ifadesi, nafakanın mahkeme tarafından belirli bir bitiş tarihi konulmadan karara bağlandığını gösterir.

Ancak nafakanın süresiz olarak bağlanması, bu ödemenin her koşulda ömür boyu devam edeceği anlamına gelmez. Kanun, nafakanın hangi hallerde kendiliğinden veya mahkeme kararıyla sona ereceğini net bir şekilde düzenlemiştir. Süresiz olarak nitelendirilen bu yükümlülük, tarafların hayatındaki temel değişikliklere bağlı olarak kesilebilir.

Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde nafaka borcu kendiliğinden(herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın) sona erer. Bu durumlar dışında, nafaka alan kişinin bir başkasıyla resmi nikah olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluk durumunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi gibi durumlarda, borçlu tarafın talebi üzerine mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilir.

Sonuç olarak, hakim boşanma davası sonunda nafakanın süresine dair bir kısıtlama getirmez ve nafaka süresiz olarak başlar. Fakat nafaka alacaklısının ekonomik durumunun düzelmesi veya ailevi yapısının değişmesi, bu süresiz yapıyı hukuken sonlandıran imkanlar arasında yer alır. Nafaka ödenmesine engel teşkil eden bir durum ortaya çıkmadığı müddetçe, ödeme yükümlülüğü devam eder.

Nafaka Artırım ve Azaltım Davası

Boşanma davası sonucunda hükmedilen nafaka miktarı, zaman içerisinde tarafların değişen ekonomik ve sosyal koşulları nedeniyle dengesini yitirebilir. Bu durumda, belirlenen miktarın güncel şartlara uyarlanması için açılan davaya nafaka artırım veya azaltım davası denilmektedir.

Nafaka artırım davası, genellikle paranın satın alma gücündeki azalma veya nafaka alan tarafın ihtiyaçlarındaki zorunlu artış nedeniyle açılır. Örneğin, yüksek enflasyonun olduğu dönemlerde mevcut nafakanın temel ihtiyaçları karşılamaya yetmemesi veya nafaka yükümlüsünün gelirinde ciddi bir artış yaşanması artırım talebinin temel gerekçeleridir. Mahkeme, bu davada tarafların güncel gelir ve gider dengesini yeniden analiz ederek hakkaniyete uygun bir artış oranı belirler.

Nafaka azaltım davası ise nafaka borçlusunun ödeme gücünün azalması veya nafaka alanın ihtiyacının ortadan kalkmasa bile hafiflemesi durumunda gündeme gelir. Nafaka ödeyen kişinin işsiz kalması, ağır bir hastalık geçirmesi veya gelirinde öngörülemeyen bir düşüş yaşanması bu davanın açılmasına imkan(olanak) tanır. Aynı şekilde, nafaka alan tarafın maddi durumunun iyileşmesi de azaltım sebebi sayılabilir.

Nafaka miktarının değiştirilmesi için açılan bu davalarda temel kriter, karardan sonraki süreçte şartların olağanüstü ve kalıcı şekilde değişmiş olmasıdır. Geçici mali sıkıntılar genellikle nafakanın indirilmesi için yeterli görülmez. Bu davalarda yetkili mahkeme genellikle nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir(Aile Mahkemesi). Taraflar, ekonomik durumlarındaki değişikliği banka kayıtları, maaş bordroları veya tanık beyanları gibi delillerle ispat etmek zorundadır. Mahkeme tarafından verilen yeni miktar kararı, kural olarak davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olur.

Nafaka Değişikliği İçin Gerekli Durumlar

Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın artırılmasına, azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilir.

Nafaka miktarında değişiklik yapılabilmesi için tarafların ekonomik şartlarında esaslı ve kalıcı bir değişim yaşanması gerekir. Nafaka borçlusunun işsiz kalması, iflas etmesi, ağır bir hastalığa yakalanarak çalışma gücünü kaybetmesi veya emekli olarak gelirinin düşmesi gibi haller nafakanın azaltılması için geçerli nedenlerdir. Bu durumların somut ve ispatlanabilir olması esastır.

Nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının artması da bir diğer önemli gerekçedir. Özellikle çocuğun büyümesi, eğitim kademesinin yükselmesi(ortaokuldan liseye geçiş gibi) veya yeni ortaya çıkan özel sağlık harcamaları nafaka artırımını zorunlu kılar. Çocuğun bakım ve korunması için gereken giderlerin başlangıçta belirlenen miktarla karşılanamaz hale gelmesi değişikliğin temel dayanağıdır.

Ekonomik şartlardaki genel değişimler ve paranın alım gücündeki azalış mahkemelerce dikkate alınır. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebiyle hükmedilen nafakanın gerçek değerini kaybetmesi durumunda, nafaka miktarının günün koşullarına uyarlanması talep edilebilir. Mahkeme bu durumda tarafların gelirlerindeki artış oranlarını ve mevcut yaşam standartlarını gözeterek yeni bir miktar belirler.

Nafaka alan tarafın maddi durumunun iyileşmesi de nafaka değişikliğine yol açabilir. Nafaka alan kişinin düzenli ve yeterli bir gelirle işe girmesi, kendisine yüklü bir miras kalması veya ekonomik durumunu belirgin şekilde düzelten bir mal varlığına sahip olması nafakanın azaltılması veya kaldırılması için gerekçe oluşturabilir. Değişikliğin kabul edilmesi için ortaya çıkan bu yeni durumun taraflar arasındaki adil mali dengeyi bozmuş olması gerekir.

Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Nafaka ödemeyen bir kişi hem maddi hem de hürriyeti bağlayıcı çeşitli yaptırımlarla karşılaşabilir. Mahkeme tarafından verilen nafaka kararı yerine getirilmediğinde, alacaklı tarafın başvurabileceği ilk yol icra takibi başlatmaktır. İcra dairesi aracılığıyla başlatılan bu süreçte, borçlunun taşınır veya taşınmaz mallarına, banka hesaplarına ve maaşına haciz konulabilir.

Maddi yaptırımların yanı sıra, nafaka borcunu ödememenin en ciddi sonucu tazyik hapsidir(disiplin hapsi). İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre, nafaka ödeme şartını ihlal eden borçlu, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar hapisle cezalandırılabilir. Bu cezanın uygulanabilmesi için icra takibinin kesinleşmiş olması ve ödenmemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması gerekir.

Tazyik hapsi kararı verildikten sonra borçlu borcun tamamını öderse, hapis cezası bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar ve kişi tahliye edilir. Ancak hapis cezasının infaz edilmesi, borçlunun nafaka ödeme yükümlülüğünü sona erdirmez. Hapis yatsa dahi birikmiş nafaka borçları ve gelecekteki nafaka yükümlülüğü devam eder.

Son olarak, zamanında ödenmeyen nafaka borçlarına yasal faiz uygulanır. Borcun ödenmediği her ay için işletilen bu faiz, ana paranın artmasına neden olur. Ayrıca icra takibi nedeniyle ortaya çıkan mahkeme masrafları ve avukatlık ücretleri de borçlunun sorumluluğuna eklenir.

Hukuki sürecin etkin yönetilmesi, doğru stratejilerin belirlenmesi, güvenilir bir işbirliği ile boşanma davanızı en iyi şekilde yönetilebilmesi için hukuki ihtiyaçlarınızı anlayan ve ilgili alanda uzmanlaşmış bir boşanma avukatı ile süreci takip etmenizi önemle tavsiye ederiz.

Av. Batuhan ATALAR

Av. Batuhan ATALAR

Av. Batuhan ATALAR , Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 2019 yılından bu yana avukatlık mesleğini icra etmektedir. Özellikle aile ve boşanma hukuku , tazminat hukuku , taşınmaz hukuku , sigorta hukuku , icra ve iflas hukuku ve miras hukuku uzmanlık alanlarıdır. Halen değerli müvekkillerine her türlü hukuki konuda profesyonel avukatlık hizmeti vermektedir.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Muteber Hukuk Bürosu

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerinde güveniniz.

Sosyal Medya hesaplarını takip edin:

Son Makaleler
  • Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir? 2026
  • Kamulaştırmasız El Atma Nedir? 2026
  • Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? 2026
Kategori
  • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Bilişim Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • Fikri Mülkiyet Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • İdare Hukuku
  • İş Hukuku
  • Miras Hukuku
  • Sağlık ve Tıp Hukuku
  • Şirketler Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Vatandaşlık Hukuku
  • Vergi Hukuku
Yeni Makaleler

Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir? 2026

29 Nisan 2026
KAT KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ NEDİR ? 2026

Kamulaştırmasız El Atma Nedir? 2026

26 Nisan 2026
  • Gizlilik Politikası
  • S.S.S
  • Hakkımızda

© 2026 Muteber Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

Tekrar hoş geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?
Şifrenizi Geri Alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yapın
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Makaleler
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Belgeler/Dilekçeler
    • Bilişim Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • İş Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Tazminat Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • Vergi Hukuku
    • Vatandaşlık Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Fikri Mülkiyet Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • Ticaret Hukuku
  • Hizmetlerimiz
    • Uluslararası Hukuk ve Yabancılar Hukuku
    • Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Koruması
    • Miras Hukuku ve Davası
    • Gayrimenkul Hukuku
    • Ticaret Hukuku ve Şirket Danışmanlığı
    • İş Davaları ve Hukuku
    • Aile Hukuku ve Boşanma Davası
    • Ceza Hukuku ve Davaları
  • Hakkımızda
  • Yazarlarımız/Avukatlar
    • Av. Batuhan ATALAR
    • Av. HAMZA ÇOLAK
    • Av. Furkan ÇAPOĞLU
  • S.S.S
  • İletişim

© 2026 Muteber Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

Bu site çerezler kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.