Salı, Mayıs 19, 2026
Whatsapp
  • Gizlilik Politikası
  • S.S.S
  • Hakkımızda
Muteber Hukuk Bürosu
  • Anasayfa
  • Makaleler
    • Tazminat Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • Fikri Mülkiyet Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • İş Hukuku
    • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Hizmetlerimiz
    • Aile Hukuku ve Boşanma Davası
    • Ceza Hukuku
    • Fikri ve Sınai Mülkiyet Koruması
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İş Davaları ve Hukuku
    • Miras Hukuku ve Davası
    • Ticaret Hukuku ve Şirket Danışmanlığı
    • Uluslararası Hukuk ve Yabancılar Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku: Alacak Tahsili
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Yazarlarımız/Avukatlar
      • Av. Batuhan ATALAR
      • Av. HAMZA ÇOLAK
      • Av. Furkan ÇAPOĞLU
  • S.S.S
  • iletişim
  • Giriş
No Result
View All Result
Muteber Hukuk Bürosu
No Result
View All Result
Home Miras Hukuku

Babam Ölmeden Önce Diğer Kardeşlerime Mal Devretmiş, Ne Yapmalıyım? 2026

Av. Batuhan ATALAR by Av. Batuhan ATALAR
19 Mayıs 2026
in Miras Hukuku
Okuma Süresi:18 dakika okuma
126 7
A A
0
152
SHARES
1.9k
VIEWS
ChatGPT'ye SorWhatsApp'ta PaylaşFacebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
İçerik
1 Babam Ölmeden Önce Diğer Kardeşlerime Mal Devretmiş, Ne Yapmalıyım?
2 Babamın Sağlığında Yaptığı Mal Devri Hukuken Geçerli midir?
2.1 Banka Hesabındaki Paraların Kardeşlere Aktarılması
3 Babam Diğer Kardeşlerime Satış Gibi Göstererek Mal Devrettiyse Ne Olur?
4 Mirastan Mal Kaçırma Nedir?
5 Muris Muvazaası Nedir?
5.1 Mirasçılardan Biri Tek Başına Dava Açabilir mi?
5.2 Muris Muvazaası Davasında İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
6 Önerilen Makaleler
6.1 Mirasın Reddi 2025
6.2 Vasiyetnamenin İptali 2025
6.3 Vasiyetnamenin Açılması ve Tenfizi 2025
6.4 Miras Sebebiyle İstihkak Davası 2025
7 Babamın Kardeşlerime Yaptığı Devir Bağış mı, Satış mı Sayılır?
8 Tenkis Davası Nedir?
9 Hangi Durumda Tapu İptali, Hangi Durumda Tenkis Davası Açılmalıdır?
10 Babamın Mal Kaçırma Amacı Nasıl İspatlanır?
11 Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Mirastan Mal Kaçırma Sayılır mı?
12 Saklı Pay Nedir?
12.1 Saklı Payı İhlal Edilen Mirasçı Ne Yapabilir?
13 Sonuç: Babamın Sağlığında Yaptığı Mal Devrine Karşı Hangi Hukuki Yollar Kullanılabilir?
14 Sıkça Sorulan Sorular
14.1 Babam ölmeden önce kardeşime ev devretti, dava açabilir miyim?+
14.2 Kardeşime yapılan bağışı iptal ettirebilir miyim?+
14.3 Muris muvazaası davası kaç yıl içinde açılır?+
14.4 Babam sağlığında malını istediği çocuğuna verebilir mi?+
14.5 Kardeşim babama baktığı için ev aldıysa dava açılabilir mi?+
14.6 Babamın ölümünden sonra tapu kayıtlarını nasıl öğrenebilirim?+

Babam Ölmeden Önce Diğer Kardeşlerime Mal Devretmiş, Ne Yapmalıyım?

Babanızın sağlığında mal varlığını diğer kardeşlerinize devretmiş olması, miras haklarınızın tamamen kaybolduğu anlamına gelmez. Bu tür bir durumla karşılaştığınızda yapmanız gereken ilk ve en önemli adım, sakin kalarak durumu hukuki bir süzgeçten geçirmektir. Türk hukuk sistemi, miras bırakanın mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kabul etmekle birlikte, diğer mirasçıların haklarını korumak adına belirli sınırlar çizmiştir.

Babam Ölmeden Önce Diğer Kardeşlerime Mal Devretmiş, Ne Yapmalıyım?

Babamın Sağlığında Yaptığı Mal Devri Hukuken Geçerli midir?

Miras bırakanın(muris), hayattayken mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi mülkiyet hakkının en temel unsurlarından biridir. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde, her birey sağlığında sahip olduğu taşınır veya taşınmaz malları dilediği kişiye devretme serbestisine sahiptir. Bu kapsamda, bir babanın sağlığında çocuklarından birine veya bir üçüncü kişiye yaptığı mal devirleri, kural olarak hukuken geçerli kabul edilir.

Hukuk sistemimizde mülkiyet hakkı asıl olduğu için, babanın yaptığı devrin görünürde tüm yasal şartları taşıması, o işlemin başlangıçta geçerli bir hukuki sonuç doğurmasını sağlar. Ancak bu geçerlilik her zaman mutlak ve dokunulmaz değildir. Yapılan mal devri, dış dünyaya yansıyan şekliyle hukuka uygun görünse bile, eğer diğer mirasçıların yasadan doğan haklarını ihlal ediyorsa veya tarafların gerçek iradesini yansıtmıyorsa, bu işlemin sonuçları mirasın açılmasıyla birlikte tartışmaya açılabilir. Dolayısıyla, sağlığında yapılan bir devir ilk aşamada hukuki geçerliliğini korusa da, mirasçıların haklarının korunması amacıyla öngörülen yasal sınırlar dahilinde bilahare denetime tabi tutulması mümkündür.

Banka Hesabındaki Paraların Kardeşlere Aktarılması

Mirasbırakanın sağlığında banka hesabında bulunan paraları EFT, havale veya nakit çekim yoluyla diğer çocuklarına aktarması, miras hukukunda sıkça karşılaşılan bir durumdur. Taşınmaz malların(tapulu taşınmazların) aksine, bankadaki paranın devri dijital veya fiziksel bir işlemle gerçekleştiği için ispat süreci doğrudan banka kayıtları üzerinden yürütülür.

Banka hesap hareketleri, paranın hangi tarihte, ne miktarda ve hangi açıklamayla aktarıldığını net bir şekilde gösterir. Bu transferler hukuk sistemimizde genellikle karşılıksız kazandırma(bağış) niteliği taşır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, bankadan gönderilen paralar veya nakit elden verilen değerler için muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bir dava açılamaz. Çünkü muris muvazaası kural olarak yalnızca tapulu taşınmazların devrinde söz konusu olur.

Banka üzerinden yapılan bu haksız aktarımlara karşı saklı payı ihlal edilen mirasçıların başvurabileceği temel yol tenkis davası açmaktır. Türk Medeni Kanunu‘nun 560. maddesine göre, mirasbırakanın saklı payları ihlal eden karşılıksız kazandırmaları indirime(tenkise) tabidir. Eğer yapılan bu transferler miras payından mahsup edilmek amacıyla(mirasta denkleştirme) yapılmışsa, bu durumda parayı alan kardeşin aldığı bu miktarı terekeye iade etmesi veya miras payından düşülmesi talep edilebilir.

Babam Diğer Kardeşlerime Satış Gibi Göstererek Mal Devrettiyse Ne Olur?

Babanızın aslında bağışlamak istediği bir taşınmazı(ev, arsa, tarla) tapu dairesinde satış yapmış gibi göstererek kardeşlerinize devretmesi, hukuk düzeninde danışıklı işlem olarak kabul edilir. Bu durumda, tarafların dışarıya karşı sergiledikleri satış iradesi ile kendi aralarındaki asıl amaç olan bağışlama iradesi birbiriyle uyuşmamaktadır. Görünürdeki satış işlemi, tarafların gerçek isteğini yansıtmadığı için geçersizdir.

Hukuki çerçevede bu durum, mirasçıların haklarını ihlal eden bir engel olarak görülür. Satış bedelinin hiç ödenmemiş olması, satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş bir fark bulunması veya babanızın mal satmaya ihtiyacı olmaması gibi durumlar işlemin gerçek olmadığını gösteren temel işaretlerdir. Bu tür bir devir işlemi gerçekleştiğinde, yapılan işlem şekil şartlarına aykırı olduğu için hukuk dünyasında geçerli bir sonuç doğurmaz.

Babanızın sağlığında gerçekleştirdiği bu “satış kılıfı altındaki bağış” işlemi karşısında, hakkı yenen her mirasçı bu devrin iptal edilmesini isteyebilir. Kanunlarımıza göre, miras bırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bu tür işlemler geçersiz sayıldığından, devredilen taşınmazın tapu kaydının düzeltilmesi mümkündür. Sonuç olarak, kağıt üzerinde satış gibi görünen ancak gerçekte bedelsiz olan bu devirler, diğer mirasçıların miras paylarını koruyan yasal düzenlemeler sayesinde iptal edilebilir ve mal varlığı tekrar miras paylaşımına dahil edilebilir.

Mirastan Mal Kaçırma Nedir?

Mirastan mal kaçırma, bir kişinin sağlığında sahip olduğu taşınır veya taşınmaz mallarını, vefatından sonra bazı mirasçılarına intikal etmesini önlemek amacıyla kasten başkalarına devretmesidir. Bu işlemde esas olan, miras bırakanın diğer mirasçıların haklarını çiğneme niyetidir. Miras bırakan, kendi özgür iradesiyle malını devrediyor gibi görünse de aslında amacı miras paylaşımındaki dengeyi bozmak ve belirli kişileri bu süreçten dışlamaktır.

Bu eylemde sıklıkla başvurulan yöntem, bir malın gerçekte bağışlanmasına rağmen resmi kayıtlarda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterilmesidir. Böylelikle miras bırakan, yasal mirasçıların kanunla korunan haklarını etkisiz hale getirmeye çalışır. Mirastan mal kaçırma eylemi, sadece bir mülkün devri değil, aynı zamanda mirasçıların kanunen korunan iktisadi menfaatlerinin ihlal edilmesi anlamına gelir. Özetle bu kavram, mirasçılardan mal saklamak amacıyla yapılan danışıklı ve dürüstlük kuralına aykırı her türlü devir işlemini ifade eder(maddi değer taşıyan her türlü varlık bu kapsama girebilir).

Muris Muvazaası Nedir?

Muris muvazaası, miras bırakanın diğer mirasçıları miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı gizli ve gerçeğe aykırı devir işlemleridir. Hukuk dilinde muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir işlem üzerinde anlaşması anlamına gelir. Bu durum genellikle miras bırakanın aslında bedelsiz vermek istediği bir taşınmazı tapuda bedelli bir satış işlemi gibi göstermesiyle ortaya çıkar.

Bu tür işlemlerde miras bırakan ile malı devralan kişi arasında gerçek bir alım satım niyeti bulunmaz. Taraflar anlaşarak asıl amaçları olan bağışlamayı(gizli işlem) tapu memuru önünde satış gibi gösterdikleri sahte bir işlemle(görünürdeki işlem) gizlerler. Görünürdeki satış işlemi tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için baştan itibaren geçersiz sayılır. Arka planda gizli tutulan bağışlama işlemi ise kanunların taşınmaz devirleri için aradığı resmi şekil şartlarına uyulmadığı için hukuken hiçbir sonuç doğurmaz.

Muris muvazaasının en temel unsuru, miras bırakanın diğer yasal mirasçıları aldatma ve onların haklarını engelleme kastıyla hareket etmesidir. Yapılan mülkiyet devrinin muvazaalı(danışıklı) kabul edilebilmesi için miras bırakanın asıl amacının malı bir bedel karşılığında satmak değil, malvarlığını eksilterek belirli bir kişiye karşılıksız devretmek olması şarttır. Her iki tarafın da bu aldatma kastını bilerek işlemi gerçekleştirmesi durumunda muris muvazaası oluşur.

Mirasçılardan Biri Tek Başına Dava Açabilir mi?

Miras hukukunda genel kural, mirasçıların tereke(miras bırakandan kalan tüm malvarlığı) üzerinde elbirliği halinde mülkiyete sahip olmalarıdır. Bu ortaklık yapısı normal şartlarda mirasçıların birlikte hareket etmesini gerektirse de, mirastan mal kaçırma iddiaları söz konusu olduğunda hukuk sistemi bireysel hak arama özgürlüğünü ön planda tutan önemli bir istisna tanımıştır. Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılacak tapu iptali ve tescili davalarında, mirasçılardan her biri diğer mirasçıların onayına veya katılımına ihtiyaç duymadan tek başına dava açma hakkına sahiptir.

Bireysel olarak açılan bu davanın temel özellikleri şunlardır:

● Davayı açan mirasçı, sadece kendi yasal miras payı oranında hak sahibi olur.
● Diğer mirasçıların davaya katılması ya da muvafakat(onay) vermesi gerekmez.
● Mahkeme tarafından verilen iptal ve tescil kararı, sadece davayı açan mirasçı lehine sonuç doğurur; davaya katılmayan diğer mirasçıların paylarını kendiliğinden etkilemez.

Türk Medeni Kanunu’nun 702. maddesinin son fıkrasında belirtilen, ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceğine dair ilke de bu bağımsız dava hakkını desteklemektedir. Dolayısıyla, miras payı ihlal edilen bir evlat, diğer kardeşleri bu duruma sessiz kalsa dahi kendi hakkını korumak adına tek başına yargı yoluna başvurabilir. Her mirasçının dava hakkı diğerlerinden bağımsızdır ve bir mirasçının dava açmaması, diğerinin dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.

Muris Muvazaası Davasında İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?

Muris muvazaası davası açıldığında, davanın hedefi olan taşınmazların(ev, arsa, tarla gibi) dava süresince başkalarına satılmasını veya devredilmesini engellemek için ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkündür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesine göre, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkansız hale geleceği durumlarda ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilir.

İhtiyati tedbir kararı verildiğinde, ilgili Tapu Müdürlüğüne yazı yazılarak taşınmazın kaydına devir ve temliki durduran bir şerh işlenir. Hakim, davanın niteliğine göre bu kararı bir teminat(para veya banka teminat mektubu) karşılığında verebileceği gibi, mirasçıların haklılık durumunu göz önüne alarak teminatsız olarak da verebilir. Bu hukuki koruma, davanın sonucunda verilecek kararın uygulanabilir kalmasını sağlayan en önemli mekanizmadır.

Önerilen Makaleler

Mirasın Reddi 2025

27 Aralık 2025
1.9k

Vasiyetnamenin İptali 2025

12 Aralık 2025
2k

Vasiyetnamenin Açılması ve Tenfizi 2025

30 Ekim 2025
2k

Miras Sebebiyle İstihkak Davası 2025

7 Ağustos 2025 - Updated on 30 Ekim 2025
2k

Babamın Kardeşlerime Yaptığı Devir Bağış mı, Satış mı Sayılır?

Tapu kayıtlarında bir işlemin adının satış olarak geçmesi, o işlemin her zaman hukuki anlamda bir satış olduğu anlamına gelmez. Bir devrin bağış mı yoksa satış mı sayılacağı belirlenirken, kağıt üzerindeki isimden ziyade tarafların gerçek amacı ve paranın hareketine bakılır.

Bir işlemin gerçek bir satış sayılabilmesi için en temel kural, mülkiyetin devri karşılığında bir bedel ödenmiş olmasıdır. Eğer kardeşiniz babanıza devir karşılığında makul bir ücret ödememişse veya ödeme yapıldığına dair hiçbir somut kanıt(banka dekontu, resmi ödeme kaydı vb.) bulunmuyorsa, bu işlem hukuk önünde bir bağış olarak nitelendirilir.

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, miras bırakanın hayattayken yaptığı kazandırmalar veya vasiyetname gibi ölüme bağlı tasarruflar ile mirasçılarının saklı paylarını ihlal etmesi durumunda açılan bir davadır. Miras bırakan kişi, mülkiyetindeki mallar üzerinde tasarruf etme yetkisine sahip olsa da, kanun bu yetkiyi mirasçıların korunması amacıyla belirli sınırlar içinde tutmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesine göre, saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, bu paylarını zedeleyen tasarrufların kanuni sınıra çekilmesi için tenkis davası açma hakkına sahiptir.

Hangi Durumda Tapu İptali, Hangi Durumda Tenkis Davası Açılmalıdır?

– İşlem gizli bir amaçla farklı gösterilmişse(örneğin bağışın satış gibi gösterilmesi): Tapu iptali ve tescil davası açılmalıdır.
– İşlem doğrudan bağış olarak yapılmış ancak mirasçının yasal saklı payı çiğnenmişse: Tenkis davası açılmalıdır.

Hangi yolun seçileceği, somut olayın özelliklerine ve devir işleminin resmi kayıtlardaki türüne göre titizlikle analiz edilmelidir. Yanlış dava türünün seçilmesi, davanın reddedilmesine ve hak kayıplarına yol açabilir.

Babamın Mal Kaçırma Amacı Nasıl İspatlanır?

Miras bırakanın mal varlığını çocuklarından biri üzerine geçirmesindeki asıl amacın mal kaçırmak(muvazaa) olduğunu ispatlamak için mahkeme, hayatın olağan akışına ve tarafların durumuna bakar. Bu süreçte doğrudan bir kanıt bulmak zor olduğu için genellikle belirli göstergelerden ve karinelerden yararlanılır.

Satış Bedeli ile Gerçek Değer Arasındaki Fark: Mal kaçırma iddiasının en önemli kanıtı, tapuda gösterilen satış bedeli ile malın o tarihteki gerçek piyasa değeri arasındaki aşırı farktır. Bir evin çok düşük, sembolik bir bedelle devredilmiş olması, amacın satış değil, mülkü diğer mirasçılardan saklamak olduğunu kuvvetle gösterir.

Mali Güç ve Ekonomik Durum: Malı devralan kardeşin, o malı satın alabilecek maddi güce sahip olup olmadığı incelenir. Eğer devir tarihinde kardeşin herhangi bir geliri, birikimi veya kredi kullanma imkanı yoksa, bu durum yapılan işlemin gerçek bir satış olmadığını kanıtlar. Mahkeme, devralan kişinin banka hesaplarını ve o dönemdeki mali profilini dikkate alır.

Miras Bırakanın Paraya İhtiyacının Olup Olmadığı: Babanızın malı sattığı dönemdeki ekonomik durumu belirleyicidir. Maddi durumu yerinde olan, nakit ihtiyacı bulunmayan veya borcu olmayan birinin durup dururken değerli mülklerini satması mantıklı bir gerekçeye dayanmıyorsa mal kaçırma amacı güdüldüğü kabul edilebilir.

Devir Sonrası Kullanım(Zilyetlik): Eğer babanız mülkü kağıt üzerinde kardeşinize devretmiş olmasına rağmen, vefatına kadar o evde oturmaya devam etmişse veya evin kira gelirlerini bizzat kendisi tahsil etmişse, bu durum işlemin göstermelik(muvazaalı) olduğunu ispatlayan en somut delillerden biridir.

Aile İçi İlişkiler ve Beşeri Durumlar: Toplumdaki geleneksel yapı, miras bırakanın diğer çocuklarıyla olan husumeti veya sadece bir çocuğuna olan aşırı bağlılığı gibi unsurlar ispat sürecinde yardımcı olur. Özellikle tüm mal varlığının sadece erkek çocuklara devredilmesi veya bakıma muhtaç olan babanın, kendisine bakan tek çocuğuna malını devretmesi gibi durumlarda mahkeme, mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunup bulunmadığını titizlikle değerlendirir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Mirastan Mal Kaçırma Sayılır mı?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir kimsenin kendisine ömrü boyunca bakılması karşılığında mal varlığını veya belirli bir mülkünü başka birine devretmesini sağlayan yasal bir işlemdir. Kural olarak bu tür bir sözleşme(anlaşma) hukuka uygundur ve doğrudan mirastan mal kaçırma olarak değerlendirilmez. Ebeveyniniz gerçekten bakıma ihtiyaç duyuyorsa ve mülkü devralan kişi bu bakım görevini fiilen yerine getiriyorsa yapılan hukuki işlem geçerlidir.

Ancak uygulamada bu sözleşmeler, diğer mirasçıları haklarından mahrum bırakmak amacıyla gerçeğe aykırı şekilde de yapılabilmektedir. Ebeveynin ciddi bir bakım ihtiyacı olmadığı halde sırf diğer çocuklara mal bırakmamak için değerli bir taşınmaz devredilmişse, burada mirastan mal kaçırma niyeti ortaya çıkar. Hukuk sistemimiz görünüşte bakım karşılığı yapılmış gibi duran ama aslında karşılıksız devir(bağışlama) niteliği taşıyan bu işlemleri korumaz.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, miras bırakanın kendi mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme yetkisini sınırlandıran ve kanun tarafından belirli mirasçılara tanınan dokunulamaz miras hakkıdır. Türk hukuk sisteminde miras bırakan, sağlığında yaptığı bağışlar veya hazırladığı vasiyetname ile mal varlığını başkalarına devredebilse de, kanun koyucu aile birliğini ve yakın akrabaların ekonomik geleceğini korumak amacıyla bu özgürlüğe bir sınır getirmiştir. Bu sınırın kendisi saklı pay olarak adlandırılır.

Saklı Payı İhlal Edilen Mirasçı Ne Yapabilir?

Saklı payı ihlal edilen bir mirasçı, bu ihlalin giderilmesi ve yasal hakkının korunması için tenkis davası(indirim davası) açma yoluna başvurabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesine göre, miras bırakanın saklı payları zedeleyen tasarrufları, bu payların karşılığını alıncaya kadar tenkis edilebilir(indirilebilir). Bu süreçte mirasçının temel amacı, miras bırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar veya vasiyetname yoluyla başkalarına bıraktığı mallar nedeniyle mahrum kaldığı asgari payını geri almaktır.

Sonuç: Babamın Sağlığında Yaptığı Mal Devrine Karşı Hangi Hukuki Yollar Kullanılabilir?

Mirasbırakanın sağlığında gerçekleştirdiği mal devirlerine karşı mirasçıların başvurabileceği temel hukuki yollar, işlemin yapılış şekline ve asıl amaca göre belirlenir. Babanın sağlığında diğer kardeşlere yaptığı mal devirleri nedeniyle mağdur olan mirasçıların haklarını arayabileceği başlıca hukuki yollar(davalar) şunlardır:

* Tapu İptali ve Tescil Davası: Eğer baba, malını aslında bağışladığı halde tapuda satış veya başka bir sözleşme gibi göstererek devrettiyse bu dava açılır. Amaç, gerçeği yansıtmayan bu gizli işlemin iptal edilerek devredilen malın yeniden tüm mirasçıların ortak paylaşımına sunulmasını sağlamaktır.

* Tenkis Davası: Eğer baba tapuda doğrudan resmi bir bağış işlemi yaptıysa ve bu işlem geride kalan mirasçıların yasal olarak güvence altına alınmış asgari miras paylarına zarar veriyorsa bu yola başvurulur. Bu dava türüyle, ihlal edilen yasal miras hakkının maddi olarak tamamlanması hedeflenir.

Mal devrine karşı izlenecek hukuki yöntem, tapudaki işlemin türüne ve mirasbırakanın gerçek niyetine(amacına) göre farklılık gösterir. Doğru davanın seçilmesi, mirasçıların kanundan doğan haklarını eksiksiz şekilde geri alabilmesi için atılması gereken en temel adımdır. Hatalı bir hukuki yola başvurulması durumunda telafisi güç hak kayıpları(zararlar) ortaya çıkabileceğinden, sürecin en başından itibaren devrin niteliği doğru tespit edilmelidir.

Hukuki sürecin etkin yönetilmesi, doğru stratejilerin belirlenmesi, güvenilir bir işbirliği miras davanızı en iyi şekilde yönetilebilmesi için hukuki ihtiyaçlarınızı anlayan ve ilgili alanda uzmanlaşmış bir miras avukatı ile süreci takip etmenizi önemle tavsiye ederiz.

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, babanızın vefatından sonra kardeşinize devredilen ev için dava açma hakkınız mevcuttur. Türk hukuk sistemi, miras bırakanın sağlığında yaptığı tasarruflarla mirasçılarının haklarını bütünüyle ortadan kaldırmasına izin vermez. Eğer babanız sağlığında sahip olduğu evi diğer kardeşinize devrederek sizin miras payınızı azalttıysa veya sizi mirastan mahrum bırakma amacı güttüyse, bu işleme karşı hukuki yollara başvurabilirsiniz.

Babanızın sağlığında bir kardeşinize yaptığı bağış işlemini, babanız hayattayken iptal ettirmeniz kural olarak mümkün değildir. Türk hukuk sisteminde her birey, sağlığında malvarlığı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Ancak bu serbestlik, mirasçıların kanunla korunan haklarını tamamen ortadan kaldıramaz.

Miras hukukunda muris muvazaası(mirastan mal kaçırma) nedeniyle açılacak tapu iptal ve tescil davaları, herhangi bir zamanaşımı süresine veya hak düşürücü süreye tabi değildir. 

Türk hukuk sistemine göre mülkiyet hakkı, bir kimseye sahibi olduğu malvarlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf etme yetkisi tanır. Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesine göre malik, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Bu kapsamda bir baba, hayatta olduğu sürece malvarlığını dilediği kişiye, bu kişi kendi çocuğu olsa dahi devredebilir. Babanın sağlığında yaptığı bu işlemler prensip olarak hukuken geçerlidir. Kişi, kendi mallarını satma veya bağışlama konusunda tam bir serbestiye sahiptir.

Kardeşiniz babanıza baktığı için üzerine ev devredildiyse, diğer mirasçılar olarak bu işleme karşı dava açma hakkınız elbette bulunmaktadır. Bu tür davalarda mahkemenin inceleyeceği temel husus, babanızın devir işlemini yaparken taşıdığı asıl niyettir(gerçek iradedir).

Babanızın vefatından sonra adına kayıtlı olan veya geçmişte devrettiği taşınmazların dökümünü öğrenmek yasal bir haktır. Bu işlemi gerçekleştirebilmek için öncelikle yasal mirasçı olduğunuzu kanıtlamanız gerekir. Bunun temel belgesi, noterden veya sulh hukuk mahkemesinden temin edilen mirasçılık belgesidir(veraset ilamı). Mirasçılık belgesi olmadan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü birimlerinden resmi bilgi almanız mümkün değildir.

Av. Batuhan ATALAR

Av. Batuhan ATALAR

Av. Batuhan ATALAR , Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 2019 yılından bu yana avukatlık mesleğini icra etmektedir. Özellikle aile ve boşanma hukuku , tazminat hukuku , taşınmaz hukuku , sigorta hukuku , icra ve iflas hukuku ve miras hukuku uzmanlık alanlarıdır. Halen değerli müvekkillerine her türlü hukuki konuda profesyonel avukatlık hizmeti vermektedir.

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Muteber Hukuk Bürosu

Hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetlerinde güveniniz.

Sosyal Medya hesaplarını takip edin:

Son Makaleler
  • Babam Ölmeden Önce Diğer Kardeşlerime Mal Devretmiş, Ne Yapmalıyım? 2026
  • Fırtına ve Sel Nedeniyle Oluşan Zararlar Nasıl Karşılanır? 2026
  • ÖNALIM NEDİR ? 2026
Kategori
  • Aile ve Boşanma Hukuku
  • Bilişim Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • Fikri Mülkiyet Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • İdare Hukuku
  • İş Hukuku
  • Miras Hukuku
  • Sağlık ve Tıp Hukuku
  • Şirketler Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Vatandaşlık Hukuku
  • Vergi Hukuku
Yeni Makaleler

Babam Ölmeden Önce Diğer Kardeşlerime Mal Devretmiş, Ne Yapmalıyım? 2026

19 Mayıs 2026

Fırtına ve Sel Nedeniyle Oluşan Zararlar Nasıl Karşılanır? 2026

4 Mayıs 2026 - Updated on 19 Mayıs 2026
  • Gizlilik Politikası
  • S.S.S
  • Hakkımızda

© 2026 Muteber Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

Tekrar hoş geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?
Şifrenizi Geri Alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yapın
No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Makaleler
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Belgeler/Dilekçeler
    • Bilişim Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • İş Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Tazminat Hukuku
    • İcra ve İflas Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Şirketler Hukuku
    • Vergi Hukuku
    • Vatandaşlık Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Fikri Mülkiyet Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Sağlık ve Tıp Hukuku
    • Ticaret Hukuku
  • Hizmetlerimiz
    • Uluslararası Hukuk ve Yabancılar Hukuku
    • Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Koruması
    • Miras Hukuku ve Davası
    • Gayrimenkul Hukuku
    • Ticaret Hukuku ve Şirket Danışmanlığı
    • İş Davaları ve Hukuku
    • Aile Hukuku ve Boşanma Davası
    • Ceza Hukuku ve Davaları
  • Hakkımızda
  • Yazarlarımız/Avukatlar
    • Av. Batuhan ATALAR
    • Av. HAMZA ÇOLAK
    • Av. Furkan ÇAPOĞLU
  • S.S.S
  • İletişim

© 2026 Muteber Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

Bu site çerezler kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.