Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi
Günümüzde evlilik birliklerinin farklı ülkelerde kurulması, eşlerin yaşamlarını başka devletlerde sürdürmesi veya boşanma yargılamasının yabancı bir mahkeme önünde görülmesi, “yabancı boşanma kararının Türkiye’de geçerliliği” sorununu uygulamanın en canlı başlıklarından biri hâline getirmiştir. Zira yabancı mahkemece verilen boşanma hükmü, verildiği ülkede evlilik bağını sona erdirmiş olsa dahi, Türk hukuk düzeninde kendiliğinden aynı sonuçları doğurmaz; Türk makamları bakımından hükmün tanınması ve/veya tenfizi yahut bazı hâllerde idari tescil yoluna gidilmesi gerekir.
Bu çerçevede iki ana kavram karşımıza çıkar : tanıma ve tenfiz. Tanıma, yabancı mahkeme kararına Türk hukukunda kesin hüküm/kesin delil etkisi tanınması ; tenfiz ise bu etkiye ek olarak kararın Türkiye’de icra edilebilirlik vasfı kazanmasıdır. Boşanma kararları çoğu zaman inşai nitelikte olduğundan (evliliği sona erdiren yenilik doğurucu hüküm), salt “boşanma” kısmı bakımından tanıma çoğu kez yeterli görülür ; buna karşılık nafaka, tazminat, velayet/kişisel ilişki, mal rejimi alacakları gibi icrai sonuçlar içeren hükümler bakımından tenfiz ihtiyacı gündeme gelir.
Tanıma Nedir, Tenfiz Nedir?
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil olabilmesi, o mahkeme ilamının Türkiye’de tanınması ve tenfiz edilmesi şartına bağlıdır. Yabancı bir mahkeme tarafından verilen boşanma kararının, ülkemizde hüküm ve sonuç doğurabilmesi için, boşanma kararının mahkemelerimizce tanınması ve boşanmanın feri sonuçlarının ise tenfiz edilmesi gerekecektir.
Tanıma : Kesin Hüküm/Kesin Delil Etkisi
Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türk hukuk düzeninde “varlık kazanması” değildir; karar zaten yabancı hukuk düzeninde doğmuştur. Tanıma, bu kararın Türk hukukunda kesin hüküm ve uygun düştüğü ölçüde kesin delil etkisi doğurmasına izin veren bir “kabul kararıdır”. MÖHUK m. 59, tanıma/tenfiz edilen ilamların kesin hüküm etkisinin, yabancı ilamın kesinleştiği andan itibaren doğacağını ifade eder.
Boşanma kararının “evliliği sona erdiren” inşai kısmı icra edilebilir bir eda hükmü olmadığından, çoğu olayda tanıma ile hedeflenen sonuç elde edilir. Kişi Türkiye’de de boşanmış sayılır ve medeni hâl buna göre güncellenir.
Tenfiz : İcra Kabiliyeti Kazandırma
Tenfiz ise bir adım daha ileri gider. Yabancı karar, Türkiye’de icra organları eliyle uygulanabilir hâle gelir. MÖHUK, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de icrası için tenfiz kararını şart koşar. Bu nedenle, yabancı boşanma ilamında nafaka, tazminat, yargılama gideri, mal paylaşımı gibi eda hükümleri mevcutsa ve bunların Türkiye’de cebrî icrası hedefleniyorsa tenfiz gündeme gelir.
Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi Gerekli Şartlar
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
Yabancı Mahkeme Tarafından Verilmiş Bir İlam Olması
MÖHUK m.50 hükmüne göre tanınması talep edilen yabancı bir kararın mahkeme kararı olması gerekir. Mahkeme ilamı niteliğinde olmayan yabancı kararların tanınması mümkün değildir. Mahkeme dışı, örneğin diplomatik misyon, konsolosluk, belediye, noter, kilise, nüfus müdürlüğü tarafından verilen kararlar Türk mahkemeleri tarafından tanınmayacaktır.
Yabancı Mahkeme İlamının Kesinleşmiş Olması
Kanun, tenfiz edilecek belgenin yabancı devlet mahkemelerince hukuk davalarına ilişkin verilmiş bir ilam olmasını ve verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş bulunmasını arar. Yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olması şartı, bu karara karşı kanun yollarının tüketildiği ve hâkimin davadan el çekmiş olduğu anlamına gelmektedir. Bir başka ifade ile yabancı mahkemenin kararı geri alma veya değiştirme yetkisi sona ermiştir.
Hükmün Kamu Düzenine Açıkça Aykırı Bulunmaması
Kamu düzeni, tenfiz yargılamasının en çok tartışılan kavramıdır. Ancak Türk mahkemesi, yabancı mahkeme kararını “yeniden yargılayıp doğru mu, adil mi” diye denetleyen bir üst mahkeme değildir; denetim, ilkenin ruhuna uygun biçimde, kamu düzenine açık aykırılık eşiğiyle sınırlıdır.
Yargıtay, tenfiz talebini inceleyen mahkemenin, yabancı mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık olup olmadığını belirlemek için, kararın verilmesi esnasında yabancı mahkemenin uyguladığı hukukun veya bu hukukun hangi kriterlere göre belirlendiğinin araştırılmasının gerekmediğini, asıl dikkat edilmesi gerekenin, yabancı mahkeme kararının ülkemizde icra edilmesi durumunda ortaya çıkacak olan sonuçların, Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığının araştırması gerektiğini belirtmiştir. Kamu düzenine aykırılığın her somut olayda ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Boşanma özelinde, kamu düzeni itirazı çoğu kez; tarafın dinlenmemesi, savunma hakkının zedelenmesi, çocuk menfaatinin bütünüyle göz ardı edilmesi gibi “çekirdek adalet” sorunlarına dayandırılır. Denetim, bu çekirdek alana yönelir.
Savunma Hakkına Uygunluk
MÖHUK’un sistematiğinde savunma hakkı, kamu düzeni ile birlikte tenfizin en “hassas terazisi”dir. Kendisinden tenfiz istenen tarafın, yabancı yargılamada usulüne uygun biçimde davet edilmemesi veya temsil imkânının fiilen ortadan kaldırılması hâlinde tenfiz reddi gündeme gelebilir.
Hukuki dinlenilme hakkının en çok ihlal edildiği vakalardan bir tanesi de, Türkiye’de yaşayan eşe, yabancı mahkemece tebligat yapılmadan boşanma kararı verilmesidir.
Görev ve Yetki
Görev
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, aile mahkemelerinin görevlerini sayarken “aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi” işlerini açıkça aile mahkemesine bırakmıştır.
Dolayısıyla aile mahkemesi bulunan yerlerde tanıma/tenfiz talepleri kural olarak burada görülür; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi “aile mahkemesi sıfatıyla” davaya bakar.
Yetki
MÖHUK 51. maddesi gereğince tanıma ve tenfiz davalarında kendisine karşı tanıma ve tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
Yetki itirazı bu durumda da bir ilk itirazdır. Karşı tarafın itiraz etmemesi halinde Türkiye’nin her yerinde açılabilir.
Dilekçeye Eklenecek Belgeler
Tanıma ve tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi eklenir.
Yabancı mahkeme kararının verildiği ülke Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyeti’nin Kaldırılmasına İlişkin La Haye Sözleşme’sine taraf ise “Apostille Şerhi” bulunması yeterli olacaktır. Yabancı ülke bu Sözleşme’ye taraf değilse, yabancı mahkeme kararı kesinleşme Şerhi taşımalı bu şerhte Türk konsolosluğu tarafından tasdik edilmelidir.
Kesinleşme Şerhi mahkeme kararının üzerinde ise, hepsini kapsayan tek bir konsolosluk tasdiki veya “Apostille Şerhi” yeterli olacaktır.
Hukuki sürecin etkin yönetilmesi, doğru stratejilerin belirlenmesi, güvenilir bir işbirliği ile boşanma davanızı en iyi şekilde yönetilebilmesi için hukuki ihtiyaçlarınızı anlayan ve ilgili alanda uzmanlaşmış bir boşanma avukatı ile süreci takip etmenizi önemle tavsiye ederiz.






