Uluslararası hukuk ve yabancılar hukuku, farklı ülke sistemleri arasında köprü kuran, çok katmanlı bir alandır. Bu kapsamda bir Uluslararası hukuk avukatı ile yürütülen süreç; belgelendirme, apostil/tercüme, yetki ve uygulanacak hukuk tartışmalarının doğru yönetilmesini sağlar.
Ayrıca çok dilli hizmet kapasitesi, yabancı müvekkillerle iletişimi kolaylaştırdığı gibi, başvuruların idari makamlar önünde eksiksiz sunulmasına da katkı sunar.
Tanıma ve Tenfiz Davaları
Tanıma tenfiz nedir sorusu, yurt dışında verilen mahkeme kararlarının Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurabilmesi için izlenen yolu ifade eder. Tanıma, kararın kesin hüküm etkisinin kabulünü; tenfiz ise icra kabiliyeti kazandırılmasını hedefler.
Tanıma–tenfiz davalarında kararın kesinleşmesi, kamu düzenine aykırılık bulunmaması, savunma hakkına riayet ve (gerektiğinde) karşılıklılık gibi şartlar değerlendirilir. Özellikle boşanma kararlarında, nüfus kayıtlarına işlenme ve velayet/nafaka gibi fer’î sonuçlar ayrı değerlendirmeler doğurabilir.
Vatandaşlık Başvurusu ve Şartları
Türk vatandaşlığı başvurusu işlemlerinde, başvurunun türüne göre ikamet süresi, istisnai vatandaşlık koşulları, yatırım/taşınmaz edinimi gibi kriterler önem kazanır. Başvuru dosyası kimlik, ikamet, gelir ve adli sicil belgeleriyle birlikte, idarenin talep ettiği formatta hazırlanmalıdır.
Oturma izni süreçlerinde de benzer şekilde başvuru türü, süreklilik, çalışma izni bağlantısı ve adres kaydı gibi hususlar, idari değerlendirmeyi etkiler.
Uluslararası Ticari Tahkim
Uluslararası ticari tahkim, tarafların uyuşmazlığı devlet mahkemeleri yerine hakemler önünde çözmeyi tercih ettiği bir yöntemdir. Tahkim şartı, sözleşmeye doğru yerleştirilmediğinde yetki ihtilafları doğurabilir; bu nedenle tahkim yeri, uygulanacak kurallar ve dil gibi unsurlar baştan belirlenmelidir.
Tahkim kararlarının tenfizi, çoğu kez New York Sözleşmesi çerçevesinde gündeme gelir. Böylece farklı ülkelerde faaliyet gösteren şirketler, alacaklarını sınır ötesi ölçekte icra edebilir.
Yabancıların Türkiye’de Mülk Edinimi
Yabancıların Türkiye’de mülk edinimi, tapu işlemlerinin ötesinde, mevzuatın izin verdiği sınırlar ve idari kontrollerle şekillenir. Bu noktada yabancı sermaye yönetimi yalnızca şirket kuruluşu değil; yatırımın yapılandırılması, izinler ve vergi planlamasını da kapsar.
Uygulamada askeri yasak bölgeler, taşınmazın niteliği, uyruk ve idari kısıtlar gibi sınırlamalar doğabilir. Bu nedenle satın alma öncesi hukuki inceleme ve taahhütlerin sözleşmeye yansıtılması, uyuşmazlık riskini azaltır.
Sınır ötesi işlemlerde hata payı küçüktür; evrak, yetki ve süre yönetimi bir bütün olarak ele alınmalıdır.


